Yaygın Kaygı Bozukluğu, çocuk ve ergenlerde günlük yaşamın birçok alanına yayılan, kontrol edilmesi güç ve sürekli endişe hali ile karakterize bir durumdur. Bu kaygı, yalnızca belirli bir olayla sınırlı değildir; okul başarısı, sağlık, aile, gelecek veya sosyal ilişkiler gibi farklı konulara yoğunlaşabilir.
Bu bozukluğu yaşayan çocuk ve ergenlerde sürekli “en kötü senaryoyu düşünme”, rahatlayamama, kolay yorulma, dikkatini toplamakta güçlük ve huzursuzluk gibi belirtiler görülebilir. Fiziksel olarak kas gerginliği, baş ağrısı, mide şikayetleri ve uyku problemleri de sık eşlik edebilir.
Yaygın kaygı bozukluğunun gelişiminde genetik yatkınlık, öğrenilmiş düşünce kalıpları, çevresel stres faktörleri ve aile içi kaygı düzeyi etkili olabilir. Bu durum, çocuğun dünyayı daha tehdit edici algılamasına ve sürekli bir tetikte olma hali yaşamasına neden olabilir.
Tedavi sürecinde amaç, kaygıyı tamamen ortadan kaldırmak değil, yönetilebilir düzeye indirmek ve çocuğun işlevselliğini artırmaktır. Bilişsel davranışçı terapi, gevşeme teknikleri, aile desteği ve gerektiğinde medikal yaklaşım etkili yöntemler arasında yer alır. Uygun destek ile çocuk ve ergenler kaygılarını daha sağlıklı şekilde yönetmeyi öğrenebilir.
Uzm. Dr. Mehmet ÇolakÇocuk ve Ergen Psikiyatristi