Duygusal dayanıklılık, çocuğun zorlanma anlarında tamamen dağılmak yerine toparlanabilme, duygusunu düzenleyebilme ve yaşamın iniş çıkışlarına uyum sağlayabilme kapasitesidir. Bir çocuk strese girdiğinde sinir sistemi savaş, kaç veya don tepkilerinden birine geçer. Bu anlarda çocuğun kendi kendini sakinleştirme becerisi henüz gelişmemiş olabilir; bu yüzden yanında düzenleyici bir yetişkinin varlığı belirleyicidir.
Duygusal dayanıklılık, çocuğun “Ben zorlandığımda yanımda biri var” deneyimini tekrar tekrar yaşamasıyla oluşur. Bir yetişkin çocuğunu sakinleştirdiğinde aslında onun beyin devrelerini düzenlemeye yardımcı olur. Zamanla çocuk bu beceriyi içselleştirir ve duygusal yükleri kendi başına yönetmeyi öğrenir.
Çocuğun dayanıklılığını güçlendiren temel unsurlar
- Ebeveynin duygusal olarak ulaşılabilir olması
- Çocuğun duygularını ifade etmesine izin verilmesi
- Sorun çözme sürecine dahil edilmesi
- Duyguların adlandırılması
- Tutarlı sınırlar ve güvenli bir rutin
Dayanıklılığı güçlü çocuklar; akran zorbalığı, okul stresi, başarısızlık, değişim ve hayal kırıklıkları karşısında daha esnek davranır. Ayrıca duygularını bastırmaz; onları anlar, ifade eder ve yönetir.
Duygusal dayanıklılık sadece bugünü değil, yetişkinlikteki ruh sağlığını da şekillendirir. Bu yüzden çocuğun duygularına alan açmak ona hayat boyu sürecek bir beceri kazandırmak demektir.
Uzm. Dr. Mehmet ÇolakÇocuk ve Ergen Psikiyatristi