Her çocuk zorlanır, her ergenin duygusal iniş çıkışları olabilir. Bu insan olmanın doğal bir parçasıdır. Psikoterapiye başvurmak “bir şey yolunda gitmiyor” demekten çok, “bu süreçte çocuğumun yanında profesyonel bir destek olsun istiyorum” anlamına gelir.
Psikoterapinin zamanlaması genellikle ailelerin içgüdüsel olarak hissettiği bir noktada ortaya çıkar: Çocuğun zorlandığı duygu ya da davranış artık günlük hayatı etkilemeye başlamıştır.
Psikoterapiye başvurmayı gerektirebilecek işaretler
- Duygusal belirtiler: Uzun süren mutsuzluk, yoğun öfke, kaygı atakları
- Davranış değişiklikleri: İçine kapanma, arkadaşlardan uzaklaşma, okuldan kaçınma
- Uyku veya beslenme bozulmaları
- Akademik performansta ani düşüş
- Kendine zarar verme düşünceleri
- Travmatik bir olay sonrası toparlanamama
Ancak sadece zorlanmalar için değil; çocuğun kendini ifade etmesini güçlendirmek, sosyal becerilerini geliştirmek ve aile içi iletişimi daha sağlıklı kılmak için de terapiye başvurulabilir.
Psikoterapi, çocuk ya da ergeni “değiştirmeyi” değil; onun iç dünyasını anlamayı, duygularını düzenlemeyi ve yaşamını daha sağlıklı sürdürmesini destekler.
Uzm. Dr. Mehmet ÇolakÇocuk ve Ergen Psikiyatristi